7 Eylül 2012 Cuma

Jannis Kounellis: "Atlar"



Jannis Kounellis, 1969’da Roma’da bir galerinin duvarlarına on iki at bağlar. Böylece galerinin “steril” mekânını dönüştürmeyi amaçlar. Sanatçı eserinde, André Breton’un, Tatarların atlarına Versay çeşmelerinde su içirmelerinin imkânsızlığıyla ilgili sözlerinden ilham aldığını söyler. Sanatçının galeriyi ahıra, eserlerinin simsarını da seyise dönüştererek sanatın alımlanışında ve yayılmasında etkili olan yapıyı sorguladığı ifade edilir. Performans, kimi eleştirmenlerce Duchamp'nın bir galeriye pisuar yerleştirmesi kadar radikal bulunur; Kounellis'in canlı atları bir sanat galerisinin atıl mekânına yerleştirerek ve "steril" galeri ortamını at dışkısı kokusuyla doldurarak "sanat ile hayatı buluşturduğu" söylenir. On iki sayısının anlamları deşifre edilir: on iki havari, on iki ay, on iki burç... Atlara gelince, onlar gerçekten de galeride aynen bir ahırdaki gibi durmaktadırlar:  hareketsiz, ehlileştirilmiş ve boyunlarından bağlı vaziyette; dışkılamaları ve önlerine konan besini yemeleri dışında bir "canlılık" belirtisi göstermezler. Tüm bu yorumlarda, galerinin "steril" ortamını bozdukları ve kültür ile doğa karşıtlığını söktükleri söylenen atların "doğal ortamı"nın ahır olmadığı; ahırın da, tıpkı galeri gibi, insan uygarlığının imal ettiği ve kültürün cisimleştiği bir mekân olduğu unutulmuş gibidir. Sanatı "ehlileştiren ve hayattan koparan” kurumların nizamını bozan sanatçı, hayatı ehlileştiren uygarlığı olumlar.


"Aşklar ve Köpekler"




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder